SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...

SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA NELER OLUYOR?

 

 

“TÜRKİYE’DE DEİZM ARTIYOR, DİNDARLIK AZALIYOR”

 “İMAM HATİPLERDE ATEİZM YAYILIYOR”

“TÜRKİYE’DE LİSELERDE GENÇLER DİNDEN UZAKLAŞIYOR”

“CİNNET TOPLUMU OLDUK”

“HER GÜN 9 KİŞİ İNTİHAR EDİYOR”

“2018, DOLARDA KRİZ YILI OLDU”

“BÖYLE EKONOMİK ÇÖKÜŞ, BÜYÜK BUHRAN’DAN BERİ GÖRÜLMEDİ”

“KORONAVİRÜS SONRASI DÜNYADA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK”

 

Basında son dönemde çok sık gördüğümüz bu haber başlıklarının ortak özelliği; 2018 yılından bu yana, dünyada ve Türkiye’de yaşanan toplumsal çöküşü özetlemesi.

 

Peki 2018 Yılında Ne Oldu da O Tarihten Beri Dikkat Çekici Bir Toplumsal Çöküş Yaşanıyor?

2018 yılının özelliği, Sayın Adnan Oktar ve arkadaş grubuna operasyon yapıldığı ve Sayın Adnan Oktar’ın dünya çapında Darwinizm’in ve materyalizmin geçersizliğini bilimsel olarak ortaya koyduğu, Allah’ın varlığının delillerini anlattığı, herkesi Allah sevgisine, sevgiye, iyiliğe, fedakarlığa, yardımseverliğe, dostluğa davet ettiği, neşeyi, sevinci ve özgürlüğü savunduğu, gençlere milli şuur kazandırdığı televizyon programlarının durdurulduğu, makalelerinin yayınlandığı ve Kuran mucizeleri ile iman hakikatlerinin anlatıldığı sitelerin kapatıldığı yıl olmasıdır.  

 

Adnan Oktar’ın Kuran ahlakını sevdiren samimi anlatımlarının durdurulması ciddi bir manevi boşluk oluşmasına, bu boşluğun da toplumsal çöküşe zemin hazırlamasına sebep olmuştur.

11 Temmuz 2018 tarihinde Sayın Adnan Oktar ve Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı (TBAV) mensubu olan arkadaş camiamıza yönelik büyük bir polis operasyonu düzenlendi. Bu operasyon sonucunda gözaltına alınarak tutuklanan Sayın Adnan Oktar ve arkadaş grubumuzdan yaklaşık 180 kişi, Türkiye’nin dört bir yanındaki cezaevlerine dağıtıldı. Şu anda da Sayın Adnan Oktar dahil 78 arkadaşımız 22 aydır halen daha cezaevinde tutulmaya devam ediliyor. 11 Temmuz 2018’den bu yana ortaya atılan tüm iddiaların ve ithamların geçersiz olduğu, ortada tek bir tane bile suç veya suça dair belge olmadığı da yargılama sürecinde ortaya çıktı. 

BUNA KARŞIN HALA GÖRÜLMEMİŞ BİR HAKSIZLIK VE HUKUKSUZLUK İÇİNDE CEZAEVLERİNDE TUTULMAKTADIRLAR !

 

Yargılamanın devam ettiği 2018-2020 arasındaki bu 2 yıllık süreçte ise, gerek dünyada gerekse Türkiye’de en çok dikkat çeken konulardan biri küresel boyutta yaşanan EKONOMİK VE SOSYAL ÇÖKÜŞ olmuştur. Örneğin;

  • Temmuz 2018’de doların 7 TL’yi aşarak tüm zamanların zirvesine ulaşması ve ekonomide küçülme olmasıyla ülkemizde büyük bir ekonomik kriz yaşanması;

  • Birçok ahlaki dejenerasyonun, bencilliğin, kötülüğün, mutsuzluğun ve karamsarlığın kökeni olan deizmin hem liselerde hem de diğer yaş kategorisindeki gençler arasında artması;

  • İmam Hatiplerde dahi ateizmin yaygınlaşması;

  • Her yıl katlanarak artan ve önlenemeyen binlerce kadın vatandaşımızın cinayeti;

  • Uzmanlar tarafından açıklandığına göre toplumsal cinnet yaşanması nedeniyle her tür şiddet olayının artması;

  • Her yıl binlerce vatandaşımızın intihar ettiği ülkemizde, 1 günde 9 kişinin intihar etmeye başlaması ve bu durumun meclis gündemine dahi taşınması;

  • İntihar vakalarının dünyada 40 saniyede 1 yaşanmaya başlanması;

  • Dünya Sağlık örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin intihar ederek yaşamına son vermesi;

  • Toplumu temelden sarsacak pek çok konudaki dejenerasyonun artması ve bu dejenere yapının normalleştirilmeye çalışılması;

  • Mayıs 2020 itibariyle yaklaşık 5 milyon kişinin yakalandığı ve yüzbinlerce kişinin vefat etmesine ve tedirginliğe sebep olan, tüm dünyada günlük yaşamı tamamen durduran koronavirüs sonrası günlük yaşamda hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı gerçeği…

Tüm bu örnekler, son 2 yıl içerisinde dünyada ve ülkemizde sosyolojik ve ekonomik olarak yaşanan çöküşün yalnızca bir kısmını özetliyor. Her geçen gün uzmanlar tarafından yapılan açıklamalar, karamsar tablolar çizmeye devam ediyor.

Peki 2018 yılından itibaren Sayın Adnan Oktar’ın sevgiyi esas alan tüm faydalı ilmi faaliyetlerinin durdurulması, gençlerde deizmin artmasına ve bugün gelinen toplumsal çöküşe nasıl zemin hazırladı?

 

Sayın Adnan Oktar ve arkadaş grubu Allah’ın varlığının, birliğinin ve yaratılış gerçeğinin bilimsel delillerinin ortaya konması, Kuran mucizelerinin, iman hakikatlerinin insanlara anlatılması, Darwinizm, materyalizm, komünizm gibi ideolojilerin fikren çökertilmesi, güzel ahlakın tüm dünyaya yayılması, Türk-İslam birliği ülküsünün gerçekleşmesi gibi son derece değerli amaç ve hedefler doğrultusunda 40 yıldan bu yana, tüm imkanlarıyla samimi, akılcı, ilmi, fikri ve kültürel bir faaliyet sürdürmüştür.

Başta gençler olmak üzere toplumun her kesimine ulaşabilen, her düşünceden ve yaşam tarzından insana anlayışla ve sevgiyle yaklaşan, insanların aradığı sevgi ruhunu onlara verebilen bu derece etkili başka bir kültürel hareket olmadığı da açık görülen bir gerçektir.

Ancak bugün gelinen noktada dikkat çeken net bir durum vardır. Darwinizm’e, materyalizme ve toplumları karamsarlığa, sevgisizliğe ve nefret belasına iten dinsizlik tehlikesine karşı 40 yıllık bir fikri mücadele yürüten, bu doğrultuda 24 saat yayın yapan A9 TV kanalında, haftanın 7 günü canlı yayın yapan, her canlı yayını en az 8-10 saat kadar süren Sayın Adnan Oktar’ın bu faaliyetlerinin durdurulması hem gençlerimiz arasında dinsizliğin artmasına hem de toplumda ahlaki ve ekonomik çöküş yaşanmasına zemin hazırlamıştır.

 

Sayın Adnan Oktar, Türkiye Başta Olmak Üzere Tüm Dünyada Nefretin Önlenmesi İçin Öneriler Sunmuş ve Sevgi Politikalarının Hayata Geçirilmesini Savunmuştur

Sayın Oktar sevgiyi her zaman esas konu olarak ele almış, ısrarlı bir şekilde sürekli savunmuş ve sevginin tüm dünyaya hakim olması için gece gündüz çalışmalar yapmış, eserler kaleme almış bir fikir adamıdır.

Sayın Oktar, A9 TV canlı yayınındaki açıklamalarında defalarca “Sevgi tüm meseleleri çözer. Sevgiyle yaklaşıldığında her konu çözüme kavuşur.” demiştir.

Bütün konuları ve problemleri, bütün uyuşmazlıkları ve anlaşmazlıkları sevgiyle, güzellikle, halimlikle, şefkatli yaklaşımla çözmeyi teklif eden Sayın Oktar, bugüne kadar kimsenin savunmadığı kadar sevgiyi savunmuş biridir. Sevgi ile ilgili birçok kitap yazmış, sevgi konusunu uluslararası gazete ve internet sitelerinde yayınlanan makalelerinde sık sık işlemiş, canlı yayınlarında istisnasız her gün sevginin her alana hakim olması ile ilgili görüşlerini dile getirmiştir. 

Hatta;

NEFRETİ ÖNLEMEK İÇİN, “ANAYASAYA KANUN MADDESİ EKLEYELİM” ÖNERİSİNİ DÜNYA ÜZERİNDE YAPAN TEK İNSAN DA SAYIN ADNAN OKTAR’DIR !!!

 

Türkiye’de “SEVGİ POLİTİKASI” sözü ve tanımını ilk olarak gündeme getiren kişi Adnan Oktar olmuştur. Çatışma, öfke ve nefretin sadece yıkım getirdiğini, dolayısıyla her konunun sadece sevgi ile çözümlenebileceği düşüncesini defalarca vurgulamıştır.

Sayın Adnan Oktar, hayatı boyunca bütün dünyaya sevgiyi, barışı ve adaleti dağıtan bir Türkiye ülküsüyle yaşamaktadır. Sevginin ve bütün olayları sevgiyle çözmenin önemini şu fikirleriyle vurgulamıştır:

  • Dünyadaki terör, kargaşa, şiddet, savaş ve katliamların sevgi ile durdurulabileceği,

  • İttihadı İslam’ın ancak sevgiyle kurulabileceği,

  • Sevginin devlet politikası haline getirilmesi, Anayasa’ya madde olarak eklenmesi

  • İslam’ın sevgi dini olduğu,

  • Filistin, Myanmar, Suriye, Irak, Afganistan, Libya... gibi zulüm altında olan Müslümanların İslam’ın sevgi ve dostluk felsefesi ile kurtulabileceğinin anlatılması,

  • Kitap Ehli ile yakınlaşmayı sevginin sağlayacağı,

  • İslamofobi’nin sevgiyle ortadan kaldırılacağı,

  • Sosyal medyada sevginin hakim olması, nefretin yasaklanması ve sevgi cümleleri kurulmasının mecbur hale getirilmesi,

  • Toplumdaki manevi dejenerasyonun sevgi ile düzeltilebileceği,

  • Ülkeler arasındaki diyalogun temelinin sevgiye dayanması gerektiği...

Örnekler fazlasıyla çoğaltılabilir...

 

Sayın Adnan Oktar’ın Türk Toplumuna, Uluslararası Topluma ve Genel Anlamda Tüm İnsanlığa Sağladığı Fayda, Katkı ve Hizmetler

Bu fayda, katkı ve hizmetleri iki ana başlık altında inceleyebiliriz:

– Birincisi, Sayın Adnan Oktar’ın toplam sayısı 350'yi bulan kitaplarının, ayrıca yerli-yabancı en önde gelen medya kuruluşlarının gazete ve internet sitelerinde yayınlanan 1000'i aşkın makalesinin vesile olduğu faydalar ve katkılardır.

– İkincisi ise, yaklaşık 10 yıldır aralıksız katıldığı canlı yayınlarda, televizyon programlarında, yerli-yabancı tv kanallarının temsilcileriyle yaptığı röportajlarında ve sohbetlerinde dile getirdiği sözlü anlatımlar, açıklamalar, analizler ve tespitler ile sosyal medya hesaplarından verdiği mesajlar aracılığıyla vesile olduğu fayda ve hizmetlerdir.

 

1– Sayın Adnan Oktar’ın, Kaleme Aldığı Yüzlerce Eseri Vesilesiyle Türk ve Dünya Toplumuna Sağladığı Maddi-Manevi Fayda, Katkı ve Hizmetler:

Sayın Adnan Oktar'ın, 40 yıldan bu yana kaleme aldığı bilimsel, kültürel, imani ve siyasi konulardaki yaklaşık 350 adet eserinden her biri, tek başına insanların dünyaya bakış açılarını değiştirecek etkiye sahiptir.

Sayın Adnan Oktar, Allah'ın varlığını ve birliğini, Kuran mucizelerini, kainattaki yaratılış delillerini ve iman hakikatlerini tüm insanların gözleri önüne serdiği; Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in sahih hadisleri ışığında bağnazlık ve hurafelerden arınmış gerçek İslam'ı anlattığı; Türk insanına vatan, millet ve Atatürk sevgisini aşıladığı; dünya üzerindeki siyasi gelişmelerin ve tarihi olayların perde arkasındaki gizli yönlerini gün ışığına çıkardığı bilimsel, kültürel, imani ve siyasi içerikli kitaplarıyla her ülkeden, her dil ve dinden milyonlarca insana hitap etmektedir. Bu bakımdan, Harun Yahya müstear ismiyle kaleme aldığı devasa külliyatı tüm dünyada geniş yankı ve etki uyandırmış, milyonlarca insanın tevccühünü kazanmıştır.

Yazarın eserlerinin en temel özelliği sadece Allah'ın rızasını kazanmak için hazırlanmış olmalarıdır. Hiçbir ticari kaygı ve menfaat beklentisi olmaksızın hazırlanan bu eserlerin okuyanların kalplerinde uyandırdığı hızlı, derin ve kalıcı etki de bu ihlaslı çalışmanın bir neticesidir.

Yazarın kaleme aldığı Harun Yahya külliyatı 72 yabancı dile çevrilmiştir. Her yıl yüzbinlercesi satılan bu kitaplar aynı zamanda internet sitelerinden ücretsiz olarak her yıl milyonlarca indirilip okunmaktadır. Dünya çapında milyonlarca insan bu kitaplar vesilesiyle hidayet bulmuş, imanla şereflenmiş, Allah'ın varlığına ve birliğine tahkiki manada şahit olmuş, hayatın gerçek anlamını öğrenmiş, Kuran'a dayalı güzel ahlakla donanmış, kalpleri şifa bulmuş, sevgi ve şefkat elçileri olmuştur. Yine Harun Yahya külliyatı Türk insanına ve Türk gençliğine vatan sevgisini, milli birliğin önemini, ulu önder Atatürk'ün modern, dindar, aydın ve ilerici kişiliğini en akılcı ve vurucu biçimde anlatmıştır.

Sayın Adnan Oktar’ın, 350'ye varan kitaplarında genel anlamda ana başlıklarıyla şu temel hayati konular işlenmektedir:

  1. Allah'ın varlığı, birliği ve yaratılış gerçeği,

  2. Allah'ın yaratma sanatı, çevremizdeki yaratılış mucizeleri ve iman hakikatleri,

  3. Allah'ın son Hak dini İslam, 

  4. Allah'ın sözü, son İlahi Kitap Kur'an,

  5. Kur'an mucizeleri,

  6. Allah'ın son Peygamberi Hz. Muhammed (sav),

  7. Kuran bilgisi, İslam ahlakı ve imani konular, 

  8. Devlete bağlılığın ve milli birliğin önemi,

  9. Büyük Türkiye için milli strateji önerileri,

  10. Atatürk’ün hayatı, üstün ahlakı, benzersiz kişiliği ve samimi dindarlığı,

  11. Türk-İslam birliği ülküsü,

  12. Darwinizmin geçersizliği ve yaratılış gerçeğinin bilimsel ispatı,

  13. Mehdiyet, kıyamet ve ahir zaman alametleri,

  14. İncil, Tevrat ve Zebur'dan günümüze ulaşan Kur'an'a mutabık güzel öğüt ve bilgiler,

  15. Peygamberlerin hayatı, semavi kitaplar ve ehli kitap,

  16. Komünizm, Faşizm vb. sapkın ideolojilerin bilimsel ve felsefi açıdan eleştiri ve çürütülmesi,

  17. Batıl inanış ve felsefelerin bilimsel deliller ışığında eleştiri ve çürütülmesi,

  18. Maddenin ardındaki sır,

  19. Çocuklara yönelik imani kitaplar...

 

Ne var ki;

11 TEMMUZ 2018 TARİHİNDEN SONRA BU KİTAPLARIN İMHASINA KARAR VERİLMİŞTİR !!!

 

Yine, Sayın Adnan Oktar'ın bu eserlerinden faydalanılarak yüzlerce belgesel film yapılmış, 1000'den fazla internet sitesi hazırlanmış ve yayına girmiştir. 73 farklı dilde çevirileri yapılan bu internet sitelerini

11 Temmuz 2018 tarihinde düzenlenen polis operasyonuna kadar;

167 ülkeden her ay 47 milyon insan ziyaret etmekteydi. Günlük ziyaretçi sayısı 1 milyonun üzerindeydi

Her ay yaklaşık 8 milyon film, 5 milyon kitap ve 800 bin sesli anlatım ücretsiz olarak bilgisayarlara indirilmekteydi. 

Harunyahya.org sitesinde sadece Türkçe olarak toplam 96.000 bin sayfa, İngilizce Harunyahya.com sitesinde ise 45.000 sayfa bulunmaktaydı. 

Bu sitelerde 60’ın üzerinde ayrı dilde eser mevcuttu. Sadece internet üzerinden hemen her gün Harun Yahya sitelerine yaklaşık 1 milyon kişi giriş yapmaktaydı

 

Ne var ki;

11 TEMMUZ 2018 TARİHİNDEN SONRA BU SİTELERİN HEPSİNE TÜRKİYE ÜZERİNDEN GİRİŞ YAPILMASI ENGELLENMİŞTİR !!!

 

2– Sayın Adnan Oktar’ın, Sohbetleri ve Çeşitli Ortamlardaki Sözlü Anlatımları Vesilesi İle Türk ve Dünya Toplumuna Sağladığı Sayısız Fayda ve Hizmetler:

Sayın Adnan Oktar’ın canlı yayınlarda birebir anlatımlarına, anlattığı gibi yaşadığına ve samimiyetine şahit olan insanlar aradıkları güzel ruhu bulmuşlardır. 

Aradıkları teknik bilgiyi herhangi bir internet sayfasında, akademik bir yayında, aldıkları bir kitapta kolaylıkla bulabilen insanlar, İslam’ın insana kazandırdığı aklı, vicdanı, kaliteyi, yüksek sanat duygusunu, neşeyi ve yaşama sevincini görmek istediklerinde ise güzel bir örneği kolay kolay bulamamaktadır. Bu sebeple de okulda saatlerce dersini de alsalar, her gün açtıkları kanalda İslami sorulara cevap veren insanları da görseler, son derece muhafazakar bir ortamda da yetişseler, aradıkları samimi ruhu bulamadıklarında dine ve Kuran ahlakına yaklaşmamaktadırlar. İçine düştükleri boşluğu ise materyalist ideolojiler doldurmaktadır. 

İşte bu sebeple Sayın Adnan Oktar’ın Ülkemizin ve devletimizin sadece maddi menfaatlerini kollamakla kalmayıp, uzun vadedeki menfaatlerini de düşünerek sağlam ve güçlü bir milli-manevi şuura sahip üstün vasıflarda bir Türk Gençliği'nin yetişmesi yönünde de hayati tavsiyelerde bulunmuştur. Sayın Adnan Oktar, her fırsatta ülkemizin geleceği için, Atatürk’ün hayalindeki gibi Türk Gençliği’nin Avrupa’ya ve tüm dünyaya model teşkil etmesi için, sağlıklı beslenmelerinin, spor yapmalarının, dışa dönük, sosyal, neşeli ve rahat olmalarının, müzikten, eğlenceden, danstan, sanattan, bilimden kopuk yaşamamalarının, taassup ve bağnazlıktan uzak durmalarının, bakımlarına, temizliklerine ve giyimlerine özen göstermelerinin önemine değinmiştir. Ülkemizin geleceği olan gençlerin eğitim ve yaşam kalitesi için ciddi bir çaba göstermiştir. Televoleci, hazırcı, egoist, fırsatçı, çıkarcı, köşe dönmeci bir gençlik oluşmasına karşın milli eğitim seferberliğinin ilan edilmesini teklif etmiştir. Kuşkusuz tüm bunlar, toplumsal çöküşe en büyük set olacak üstün bir aklın ürünüdür.

Benzer bir şekilde iç ve dış bazı odakların Türkiye'yi derin bir ekonomik krize sürüklemeyi planladıkları bir dönemde Sayın Adnan Oktar, çıkan enflasyon haberleri ve döviz dalgalanmalarında halkı paniğe kapılmamaya davet etmiş, hükümetin ülke hazinesini yönetme ve krizlere çözüm bulmada çok tecrübeli ve başarılı olduğunu belirterek halkı hükümetimize güvene davet etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın “yastık altındaki dolarları bozduralım” çağrısına tam destek vermiş, “dolar ile iş yapmayı kaldırıp yerli para birimimize dönelim” çağrısında bulunmuş ve bu teklifi bir süre sonra önemli bir devlet politikası olarak benimsenmiştir.

Sayın Adnan Oktar, İngiliz Derin Devleti’nin bağnazlığı kullanarak kadınların toplum dışına itilip değersizleştirilmesine, bakımsız, itici hale gelmesine sebep olarak cinsi sapıklıkları, eşcinselliği teşvik etmesi yönündeki sinsi mühendislik çalışmasına da en büyük fikri mücadeleyi vermiştir. Kadına şiddete karşı en güçlü ve en etkili biçimde karşı durmuş, sayısız çözüm önerisinde bulunmuş, kadınların hak ettiği sevgiyi ve saygıyı görmesi için müthiş bir çaba göstermiştlr.

Sayın Adnan Oktar anlatımlarıyla Müslüman coğrafyada tesanüdü ve dayanışmayı da pekiştirmiştir. Yabancı dergi ve gazetelerde yayınlanan yazılarıyla, bu coğrafyayı bir olmaya, Kur'an'ın kardeşlik ruhu etrafında birlik olmaya davet etmiş, her Müslümanın birey olarak dünyadaki tüm Müslümanlardan sorumlu olduğu, onlara sırtını çeviremeyeceği bilincini aşılayıp ülkesi ne olursa olsun Müslümanlar’a sahip çıkılması gerektiğini anlatmıştır. Böylece kendisinden başkasına duyarsız olan anlayışın, diğerini dışlayan sevgisizliğin ortadan kaldırılmasına vesile olmuş, tüm dünyaya sahip çıkabilecek, İslam aleminin önderliğini üstlenebilecek bir ruhu telkin etmiştir.

SAYIN ADNAN OKTAR’IN TOPLUMA KAZANDIRDIĞI BU RUH TÜM SORUNLARIN TEK ÇÖZÜMÜDÜR !

 

 

ANCAK

Bu coşkun ruhun yok edilmeye çalışılması, buraya kadar yalnızca çok kısa bir özetini aktarabildiğimiz, tüm Türkiye’yi hatta dünyayı duvarları olmayan bir okul gibi dev bir eğitim alanına çeviren bu güçlü kültürel faaliyetin engellenmesi, Allah’ın varlığının delillerini anlatan insanların tahkiki imanı kazanmalarına vesile olan internet sitelerinin kapatılması, insanlara umut, şevk, heyecan ve neşe aşılayan, milli şuur kazandıran TV yayınlarının durdurulması – açıkça görüldüğü gibi- çok büyük bir manevi boşluğun oluşmasına ve bu boşluğun da hızlı bir tahribatla neticelenmesine sebep olmuştur.