AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ” KONULU OTURUMDAKİ İDDİALARINA CEVAPTIR

Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen “İnternet Erişim Engelleri ve İfade Özgürlüğü” konulu oturumda konuşmacı olan Av. Kerem Altıparmak konuşmasında, internetin ülkemize geldiği ilk dönemlerde Sayın Adnan Oktar’ın güya internet engellemeleri konusunda meşhur olduğu, herkesin haberlerini engellettiği şeklinde bir takım iddialarda bulunmuştur.

Söz konusu iddialar gerçekleri yansıtmamakla birlikte, bu vesileyle önemli gördüğümüz bazı konuları açıklamak istiyoruz :

1- Öncelikle Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları modern, çağdaş, milli ve manevi değerlerine bağlı, bilime, sanata, kaliteye, teknolojiye çok önem veren, bunu da gerek kendi yaşantılarıyla kamuoyunun yoğun ilgi ve teveccühüne mazhar olmuş kültürel kitap, film, konferans, makale ve internet sitesi çalışmalarıyla ortaya koymuş bir arkadaş topluluğudur.

2- Böyle aydın bir zihniyetin internete ve ifade özgürlüğüne verdiği değer ve önem de herkes tarafından bilinmekte ve takdir edilmektedir.

3- Sayın Adnan Oktar, liberal-muhafazakar, sağcı-solcu, dindar-ateist her görüşten insanlarla irtibat kurmakta, canlı yayınlarda, TV programlarında onları konuk olarak ağırlamakta, her inanç ve ideolojiden görüşe saygı duymakta düşünce ve ifade özgürlüğünü her platformda ısrarla savunmaktadır.

4- Kamuoyunun da çok iyi bildiği üzere Sayın Adnan Oktar, karşıt görüşlere tahammülsüzlüğe, hoşgörüden uzak tavırlara, bağnazlığa, önyargılara karşı verdiği fikri mücadelesi ile tanınmaktadır. Dolayısıyla, Sayın Altıparmak’ın ifade özgürlüğü konusunda Sayın Adnan Oktar'ın sanki aksi bir tutum ve düşüncesi varmış gibi göstermeye çalışan açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır.

5- Sayın Adnan Oktar, inanç ve görüşlere, düşünce ve ifade özgürlüğüne çok büyük önem ve destek verdiği gibi, bir o kadar da ifade özgürlüğü sınırlarını aşan; hakaret, küfür, aşağılama, karalama, tehdit, tahrik ve nefret içerikli, kişilik haklarını ihlal eden söylemlere de son derece karşı olmuş, bu tür çirkin ve kanunsuz fiillere karşı hem fikri hem de hukuki yönden mücadele vermiş bir insandır. Elbette ki hakları ihlal edilen kişilerin hukuk yoluyla haklarını aramalarından daha doğal ve meşru bir yol yoktur. Bu kapsamda Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları da özellikle internet siteleri ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlere yargı yoluyla karşılık vermişlerdir. Hukuk yoluyla hak aramak ise kınanacak değil, bilakis takdir edilecek bir davranıştır.

6- İnternetin hakaretamiz söylemlerden, küfürden, nefret dilinden temizlenmesi tüm aklıselim insanların arzu ettiği ve desteklediği bir davranıştır. Sayın Adnan Oktar da henüz internetin ülkemize ilk geldiği zamanlardan bugüne hukuk yoluyla bu yönde hareket etmiştir.

7- Sayın Altıparmak da konuşmasında bu gerçeği dile getirmiş; internet yayını nedeniyle zarar gördüğünü düşünen kişilerin bunun için mahkemeye başvurduğunu belirtmiştir. Ancak sonrasında Sayın Adnan Oktar’a tam aksi mantıkta ima yollu bir gönderme yaparak kendi görüşüyle çelişkiye düşmüştür. Halbuki, deneyimli bir avukat, başarılı bir akademisyen olarak kendisinden beklenen hukuk yoluyla hakkını arayan Sayın Adnan Oktar’ı adil ve tarafsız bir tutumla desteklemesi olurdu.

8- Sayın Altıparmak’ın da konuşmasında belirttiği gibi, internet yayını nedeniyle zarar gördüğünü düşünen kişiler, 5651 sayılı yasa oluşturulmadan önce Medeni Kanun uyarınca hukuk mahkemelerine başvurarak haklarını arıyorlardı. Kimi zaman teknik yetersizlikler sebebiyle bir URL’de hak ihlali varsa, mahkeme kararıyla sitenin tamamının kapatıldığı da oluyordu. Tamamen uygulamadaki teknik yetersizlikten kaynaklanan bu durumda elbette ki başvurucuların sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Bu açık gerçeği Sayın Altıparmak da çok iyi bilmektedir. Ancak, ister Sayın Adnan Oktar isterse bir başkası olsun, istisnasız her başvurucu için aynı uygulama yapılıyor olmasına rağmen, her nedense Sayın Altıparmak, konu Sayın Adnan Oktar’a gelince haksız bir yakıştırmada bulunmuştur.

9- Çok önemli bir diğer husus da şudur ki; Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları avukatları vasıtasıyla hukuki başvuru yapmadan önce –henüz 5651 sayılı kanun ve “uyar-kaldır” düzenlemesi oluşturulmadan önce- hukuka aykırı içerik barındıran internet sitesi yetkililerini mutlaka uyarıyor ve hukuka aykırı sözlerin kaldırılmasını talep ediyorlardı. Ancak uyarıya rağmen hukuka aykırılık devam ettiği takdirde mahkemeye başvurmaktan başka seçeneklerinin kalmayacağı da açıktır. Kuşkusuz, site kapanmalarından ötürü mağduriyet yaşanmaması için Sayın Adnan Oktar'ın avukatları vasıtasıyla, hukuki başvuru yapmadan önce site yetkililerini bilgilendirmesi, çok önemli bir iyi niyet göstergesidir.

10- Tüm bunlar bir yana, şu anda internet sitesi erişimi engellemelerinde, site linkleri kapatmalarında en çok mağdur olan kişiler de Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarıdır. Zira 11 Temmuz 2018’de yapılan operasyon sonrasında Adnan Oktar’ın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan yüzlerce internet sitesi, binlerce link ve sosyal medya hesabı haksız yere erişime engellenmiştir. Bu erişime engelleme kararlarının tamamında yasanın genel hükümleri belirterek gerekçelendirme yapılmadan, sitelerin içerikleri dahi incelenmeden erişim engelleme kararları verilmiştir. "www.basogretmenataturk.com”, www.pkkycozum.com, "www.hazretimuhammed.org”, "www.allahvar.com'' www.kuranmucizeleri.com”, “www.insanmucizesi.com” gibi içeriğinde tek bir suç teşkil eden veya hak ihlali sayılabilecek bir ifade olmayan, ne hakaret ne nefret dili ne tehdit veya tahrik içerikli söz asla bulunmayan, bilakis bilimsel konuların, milli birlik ve manevi değerlerin önemi konularının kapsamlı şekilde anlatıldığı internet siteleri, içeriklerinde hiçbir suç unsuru olmamasına, hiçbir şahsi düşünce telkin etmemesine rağmen sırf Sayın Adnan Oktar’ın eserlerinden faydalanılarak hazırlandıkları için kapatılmıştır.

11- Bu nedenle Sayın Altıparmak’ın konuşması boyunca anlattığı ve eleştirdiği, bizim de bazı yönlerden son derece haklı bulduğumuz internet site erişim engellemesi uygulamalarının aslında gerçek mağduru ve zarar göreni Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarıdır.

12- Sayın Adnan Oktar’ın eserlerinden faydalanılarak büyük özen ve özveriyle hazırlanan, her biri zengin kaynaklı, delilli, isimlerinden de anlaşılacağı üzere milli ve manevi değerlerimizi vurgulayan, sapkın fikirleri, terör gruplarının ideolojilerini bilimsel delillerle çürüten, imani ve kültürel konularda insanlara faydalı olmak için oluşturulmuş yüzlerce internet sitesi ve binlerce internet linkinin kapanması ile, Sayın Altıparmak’ın ifadesiyle sadece ifade özgürlüğü engellenmemiş, aynı zamanda kapanan internet sitelerindeki herkesin faydasına olan muhteşem bilgilerden tüm insanlar mahrum bırakılarak anayasal haber alma özgürlüğü de engellemiştir.

13- Sonuç olarak Sayın Altıparmak’ın konuşmasındaki, Sayın Adnan Oktar ve camiamızla ilgili gerçekleri yansıtmayan, önyargılı ve taraflı olduğunu düşündüğümüz belli bölümleri eleştirmekle birlikte, internet sitelerinin kapatılmasına dair yanlışlıkları vurguladığı haklı tespitlerine de katıldığımızı belirtmek isteriz. Burada konusu geçenler dahil ülkemizdeki tüm yanlış uygulamalardan dönülmesini, Türkiye’mize layık, hak ve hukuk ihlallerinin yaşanmadığı, art niyetli suni gerekçelerle insan özgürlüklerinin baskı altına alınmadığı, anlayışın ve sevginin hakim olduğu, nefret dilinden uzak, sınırları aşılmayan ifade özgürlüğünün sonuna kadar savunulmasının sağlandığı bir ortamın ivedilikle oluşmasını temenni ederiz.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla arz ederiz.